Kanserojen maddeler nelerdir? Listesi ve etkileri

Kanserojen maddeler nelerdir? Listesi ve etkileri
Kanserojen maddeler nelerdir? Listesi ve etkileri

Hepimiz en az bir defa duymuşuzdur kanserojen maddeler ve zararlarını.. Nedir peki kanserojen madde? Kısaca; Suda çözünmeyen ve vücut kimyasında kullanılamayan bütün bileşikler kanserojen madde eğilimlidir. Değilse de toksin dir.

Bazı kansorejen maddeler ve kullanıldıkları alanlar : 

Karbontetraklorür : Kuru temizlemede kullanılan bir kanserojen maddedir.

Karbon tetraklorür zehirli olup, hava içinde bulunan milyonda 25 nisbetindeki buharı zehirlemeye yeterlidir. Deriden içeriye girebilir. Aşırı miktarda buharını teneffüs etmek veya sıvı ile temas etmek mide bulantısı meydana getirir. Uzun süre temas edilirse karaciğer veya böbrekler harap olur ve ölüme götürür.

Karbon tetraklorür, sanayi çözücüsü ve yağ giderici diğer maddelerin elde edilmesinde ara maddesi olarak geniş ölçüde kullanılır. Tahılların buharlanmasında ve böcek öldürücü olarak da ziraatta kullanılır. İyi yağ temizleyici olduğu için, eskiden kuru temizlemede kullanılırdı. Karbon tetraklorür, yangın söndürücü olarak da kullanılıyordu. Isınma sonucu meydana gelen karbon tetraklorürün buharının yoğunluğu havanın yoğunluğunun yaklaşık 5, 3 katı olduğundan, yanan madde ile havanın irtibatını keser. Fakat buhar alev sıcaklığında hidrolize olarak zehirli fosfeni (COCl2) meydana getirdiğinden artık yangın söndürmede kullanılmamaktadır. İletken olmadığından elektrik yangınlarında emniyetle kullanılabilir. 

Dioksan : Kozmetik sanayi ve deoderan da kullanılır. Temizlik ürünleri de kozmetiklerden daha “temiz” değil. Örneğin çamaşır deterjanlarının kabaca üçte ikisinde dioksan bulunuyor. İçimize su serpecek bir şey varsa, o da organik sertifikalı (dikkat edin, üzerinde “organik” yazması yeterli değil) ürünlerde dioksan bulunmaması. 

Ddioksan, ürünlere bilinçli olarak eklenen bir madde değil; temizlik hammaddelerine etilen oksit eklenmesi sonucunda ortaya çıkan bir yan ürün. Peki etoksilasyon denen bu işlem neden yapılıyor? Fazla kuvvetli temizlik maddelerini ucuz yoldan hassas temizliğe uygun hale getirmek için. Bir başka deyişle, ağzımıza koyduğumuz diş macununun, saçlarımızı yıkadığımız şampuanın derimizi alıp gitmemesi için. Bu yöntem sayesinde az köpük üreten, tahriş edici temizlik maddelerinden, daha fazla köpüren, yumuşak deterjanlar üretilebiliyor.

Bu kimyasal, temizlik ürünlerine kasten eklenmediği için, ürün etiketlerinde listelenmesi de gerekmiyor. Ama dioksan, kesinlikle cildinize temas etmesini istemeyeceğiniz bir madde. Kanserojen olarak sınıflandırılmasının yanı sıra, merkezi sinir sistemi, böbrekler, karaciğer ve solunum sistemi üzerinde de olumsuz etkisi var.

Benzidin : Boya yapımı ve plastik sanayinde kullanılıp mesanekanseri yaptığı düşünülmektedir. Ayrıca plastik petro kimya sanayinde eritici olarak kullanılan vinil klorür ve anilin boyaları da kanserojen maddelerden sayılmaktadır.

Ecza ve parfüm imalatında da kullanılır. Benzidin sarısı ve kongo kırmızısı, benzidinin bir ara ürün olarak kullanılmasıyla üretilen tipik boyalardandır.

Naftilamin : Cam sanayisi ve ağartıcılıkta kullanılır. Ayrıca gözlük camı kesiminde kullanılıp deri yoluyla geçebiliyor. Yine nükleer sanayinde önemli madde olan benzil oksitte kanserojen sayılıp bazı cins camlarda mevcuttur.

Floranilasetilamin : Yem depolamada kullanılır. Özellikle otçul formları yok edici bir maddedir.

Dimetil fenilizoanilin : Gıda renklendirici olarak kullanılır.

Nitrozaminler : Insectısıt maddeler (böcek öldürücü ilaçlar) ve yağlayıcı bileşiklerde kullanılır.

Nitrit ve aminlerin kimyasal birleşmesi sonucu oluşan kanserojen maddelere verilen genel ad. E ve C vitaminlerinin besinlerle (özellikle nitrit tuzlu salam, sosis, sucuk gibi besinler; fazla kaynatılmış, pişirildikten sonra tekrar tekrar ısıtılmış nitratlı sebzeler) ve solunumla (mesela sigara) vücuda alınan nitritlerin midede aminlerle tepkimesini engellediği belirtiliyor. Özellikle tuzlanmış (veya salamura edilmiş) şarküteri et ürünlerinin kızartılmaması veya ızgara edilmemesi gerekiyor. Keza daha önceden pişirilmiş nitrat zengini sebze (mesela ıspanak) yemeklerinin tekrar ısıtılmasının da, nitratların nitritlere indirgenmesine neden olduğu belirtiliyor.

Kısacası, sosis, salam, jampon, pembe renkli sucuk gibi işlenmiş ürünlerin içindeki nitrit ve nitratlar, sindirim esnasında nitrozamine dönüşür ve bu da kansere yol açar. Yemeyin, yedirmeyin.

Benzpyrene : Katran, is, sigara ve kömür dumanında bulunur. Zaten karsinojenler genellikle sigara ziftine benzer yapıda olup hidrokarbonlar olarak sahne almaktadır. İlk defa İngiltere’de baca temizleyici çalışanlarında cilt kanserine rastlanması katranı ilgi odağı haline getirmiştir. Hakeza sigara zifiri de katran içermektedir. Dolayısıyla nikotin maddesinin tek başına kansere yol açtığı söylenemez. Buna rağmen şurası bir gerçek hala kamuoyunda sigara kanserin tek müsebbibi lider gözüyle bakılıp günah keçisi ilan edilmiş durumda. Oysa sigara kanser üreten faktör olmayıp, sadece kanser eğilimini tetikleyici rol oynamaktadır.

Kansere kanserojen maddelerin yanı sıra kromozom defektleri, genler üzerindeki birtakım arızalar, genetik şifrelerin silinmesi, kromozom sayısı değişmeleri gibi anormalliklerin neden olabileceğini de hesaba katmak gerekir.

DDT : Böcek öldürücü diye bilinen bu ilacın hücre içerisinde DNA ve RNA spiral merdiven basamaklarına olumsuz etki sonucu genetik kartların bozulmasına neden olduğundan kanser yapabileceği düşünülmektedir. 

Çok etkili bir böcek zehiridir. Sentez yoluyla 1974 te elde edilmiştir. Toz ve bulamaç halinde veye püskürtme suretiyle kullanılır. Büyük ölçüde kullanılması abd ordusu tarafından 2. dünya harbi sırasındasıtma ve purpura hastalığına karşı olmuştur. Böceklerin sinir sistemini felce uğratarak ölüme neden olur.

Meyve ve sebzelere sıkılan DDT'nin pasifize edilmesi için bol su ile yıkanarak tüketilmelidir.

Tiner : Boyacılıkta inceltici madde olarak kullanılıp hücre içi erime ve lenfosit yapımını durdurucu etkisinden dolayı kanser nedeni olarak sayılmaktadır.

Tıpta kullanılan bir takım ilaçlar : Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların büyük çoğunluğu kanserojendir. Çünkü kemoterapi (kimyasal tedavi) ilaçlar hücreyi doğrudan tahrip etmektedir. Bu tahrip edici özelliğinden dolayı kanser hücrelerinin tamamının öldürülmesi hedeflenmektedir. Ancak kaş yapayım derken bu arada vücudun normal hücreleri telef olabiliyor.

Sakarin : Şeker yerine tatlandırıcı olarak kullanılan sakarinin karaciğere toksik zehir etkisi yaptığı ileri sürülmektedir.

Aspestos : Bu tozun akciğer kanserine yol açtığı tahmin edilmektedir.

Alkol : Özellikle alkollü içecekler karaciğerin zehir gücünü azaltıcı etken olup zehirli artık maddelerin vücutta birikmesi ihtimalini güçlendirmektedir.  Aynı zamanda alkolün yağları eritmesinden dolayı bilhassa yemek borusu ve yutakta kansere neden olduğu tahmin ediliyor. O halde alkolün karaciğer ve diğer organlar üzerinde kanserojen etki yaptığını asla göz ardı etmemek gerekir.

Sonuç

Velhasıl; kanserden korunmak adına fabrikasyon besin mamullerini terk edip tabii beslenmeye yönelmek, temizlik kurallarına riayet etmek,  oksijen ve bol bitki ağırlıklı çevrede kalmak,  sıcaklık değişmelerine paralel uygun giysi giyinmek (soğukta yün sıcakta pamuk tercih edilmeli), polyester gibi polimer malzemelerden kaçınılmalı, risk faktörlerini nazarı itibara almak, her türlü toksik maddelerden kaçınmak, moral tempomuzu yüksek tutmak,  maneviyatımızı güçlendirmek,  her şeyden öte Allah'a; “Kahrında hoş lütfünde hoş” diyebilecek yüreğe sahip olmakla sağlıklı hayata kavuşabiliriz.


Bugün bir iyilik yap, bu yazıyı arkadaşlarınla paylaş :
Bu yazıdan para kazanabilirsin

BU YAZIYI OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YORUMLAR

    Bu yazıya daha önce hiç yorum yapılmamış.
    İlk yorumu sen yap!

Yorum yap

Geçersiz bir mail adresi girdiniz. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun. *