Fransa Hakkında Bilgi Verir Misiniz

Fransa Hakkında Bilgi Verir Misiniz
Fransa Hakkında Bilgi Verir Misiniz

Lyon, FRANSA

Dar sokaklar, taşlı yollar, çiçekli süslemeli evler, bahçeli kafeler, küçük arabalar, her yerde heykeller, müzeler, anıtsal ve sanatsal yapılar bu memleketin ayırıcı özellikleri.

Lyon, Fransa’nın Paris’ten sonraki ikinci büyük kenti, fakat pek de büyük bir şehir değil. Yani hiç metropol havası yok, ki bence bu şehri çok daha yaşanılabilir kılıyor. Ayrıca bu şehir, doğası ile ünlü Alp dağlarının batısında kurulu bir Roma kenti ve aslında Avrupa’nın ortası denilebilecek merkezi bir konumda. 

Bu ülkenin insanının kafa yapısı biraz farklı. Düşünüş şekilleri, espri ve mizah anlayışları pek bizim gibi değil, hatta dünyanın birçok yeri gibi de değil. Bu biraz tarifi zor bir mesele, olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapmıyorum. Anlatmak istediklerimi tam olarak ifade edemediğimin de farkındayım, mesela bazı basit şeylere takılıp kalabiliyorlar, ya da önemli mevzuları es geçebiliyorlar. Buradaki ilk ayımda bazı insanların tavırlarını anlamakta güçlük çektim, dedim ya ben enteresan biriyim ya da bunlar enteresan. 

İnsanların birçoğu stil sahibi, iyi giyiniyorlar. Hareketleri tavırları çok doğal ve rahat insanlar. Güney Fransa Akdeniz coğrafyasına dahil olduğundan, insanlarında bir tembellik de var. Çalışmayı pek sevmiyorlar, çok fazla tatil günleri var, kağıt kürek işlerini öğleden sonraya bıraktıysanız işiniz çok zor. Pazar günleri her yer kapalı, barlar ve gece kulüpleri dışında hafta içi akşam saat 5 ten sonra da açık bir yer bulmak pek mümkün değil.

Orada kaldığım dönemin de normal zamandan ayrı iki özelliği var, şanslı mıyım bahtsız mıyım bilemiyorum: Birincisi o dönem Ermeni meselesinin Fransa’da ve Türkiye’de ayyuka çıktığı bir dönemdi, bu gündem Fransa’nın politikasını şekillendiriyor kendi ülkemde de Fransa’yı boykot etmekten falan bahsediliyordu. İkincisi ise aslında birincinin biraz nedeni gibi, Fransa’nın kendi tarihinin en kritik seçimlerinden birine şahit olmasıydı. Ekonomik kriz ve göçmen problemi ile boğuşan Avrupa’nın siyasetçileri, bu problemlerin yarattığı aşırı sağ oylara gözlerini dikmiş, adeta yabancı karşıtlığı üzerinden pirim yapıyorlardı. Bu topraklar milliyetçiliğin doğduğu topraklar, insanları ve gençleri de politikaya gayet ilgili.

Her ne kadar bu ülkede Türk veya Müslüman kimliği ile yaşamak zor olsa da, öğrenci olarak yaşamak güzel. Avrupa’daki öğrencilerin birçoğu hayatlarını iyi yaşıyor, gezmesini ve eğlenmesini iyi biliyor. Gençleri spora düşkün. Üniversitelerin hakim çoğunluğu devlet üniversitesi ve öğrenciler eğitim ücreti ödemiyorlar. Devletin çok iyi burs olanakları var, kira yardımı yapıyor, üniversitelerin müzik eğlence ve spor kulüpleri aktif çalışıyor, ders dışı alanlarda profesyonel insan yetiştiriyor, yerli yabancı bütün öğrenciler çok iyi hizmet alabiliyor. 


Bugün bir iyilik yap, bu yazıyı arkadaşlarınla paylaş :
Bu yazıdan para kazanabilirsin

BU YAZIYI OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YORUMLAR

    Bu yazıya daha önce hiç yorum yapılmamış.
    İlk yorumu sen yap!

Yorum yap

Geçersiz bir mail adresi girdiniz. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun. *