Arama Motoru Optimizasyonu Nasıl Yapılır? - 2018

Arama Motoru Optimizasyonu Nasıl Yapılır? - 2018
Arama Motoru Optimizasyonu Nasıl Yapılır? - 2018

Merhaba arkadaşlar bugün sizlere bu yazımda arama motoru optimizasyonu yani Seo nasıl yapılır onu anlatacağım. Anlatacağım ama hep bilindik şeyleri değil,  sağdan soldan duyma veya doldurma efsaneleri değil. İşin özünü anlatacağım. Toplanın. :)

İnternette Seo konusunda arama yaptığınız zaman yani biraz önce arama sonuçları sayfasında görmüşünüzdür; yüzlerce hatta binlerce Türkçe ve yabancı kaynak var. Bu kaynaklar her konuda olduğu gibi iyi veya kötü, güncel veya eski bilgiler içeriyordur elbette.

Günümüzün en büyük problemlerinden olan bilgiyi yorumlama diğer bütün aktif karar mekanizması gerektiren konularda da olduğu gibi bu konu içinde Hayati bir önem taşıyor. Yani İnternetten edindiğiniz neredeyse bütün bilgiler zamana, şahsa veya mekana göre  doğruluk payına sahip olabilir. Yani Okuduğunuz bilgi 1 yıl öncesine, 2 yıl öncesine, 3 yıl öncesine ait bir bilgi olabilir hatta 10 yıl öncesine bile ait olabilir. Okuduğunuz o bilgi bölgesel de olabilir. Kocaeli için geçerli olabilir, İstanbul için geçerli olabilir veya Ankara için geçerli olabilir. Önemli soru sizin için doğru bilgi mi? Bunu neden anlatıyorum, önce SEO’ya giden yolu anlamak için.. Devam edelim. 

Siz; edindiğiniz bu bilginin hangi kriterlere göre verilmiş bir bilgi olduğunu yorumlayıp, kullanırken de bunu göz önünde bulundurarak kullanmanız gerekir. Tek tek örnek vermeye gerek yok. Direk bizim konumuzu ele alalım. 

Seo konusunda yaptığınız arama sonuçları Arasında ilk beşini veya ilk 10'unu okuyun. Hatta okumuşsunuzdur belki, hepsinin doğruluk payı vardır. Doğru olduğu yerler vardır. Mesele sizin doğrunuz..

Neyse fazla uzatmaya gerek yok, güncel olarak Google'ın çalışma mantığını, algoritmasını Henüz kimse çözebilmiş değil zaten böyle bir şey mevcut şartlarda mümkün de değil. Çünkü Google algoritmaları 2016’ya kadar sürekli değişiklik gösteriyordu ki bunun sebebi de mevcut algoritmasının çalışma sisteminin çözülemez olması içindi. Google algoritmalarının ve çalışma mantığını çözümlenmesi demek bir nebze Google'ın pasif bırakılması demekti, çökertilmesi demekti. 2016'dan sonra tamamen ziyaretçi endeksli, gerçek kişilerden faydalanarak reel sıralama mantığı güdülüyor.

2018 Şubat ayındayız. Google'ın, benim 10 yıllık tecrübelerime göre anladığım çalışma mantığını sizlere şöyle aktarayım:

Google Öyle Bir Şey ki artık arama motoru olmaktan çıktı. Yani bir hayat yaveri olma yolunda dehşet bir hız ve güç ile ilerliyor. Kullandığımız browser (Google Chrome) dünyanın en çok kullanılan browser’i. Tamamen Google'ın arama motoruna hizmet ediyor, hatta sadece arama motoru değil birçok Google ürününe hizmet ediyor. Bu sadece browser, bunun yanında Android var.. Bugün mobil cihazlarda dünya genelinde kullanılan en yaygın işletim sistemi olan Android Google'a gıda ve besin kaynağı.. Eskiden Google'ın gözünde Title, Description, Keywords taglarının gerçekten büyük bir önemi vardı. Seni 2014, sene 2015’lere kadar.. Fakat 2016’dan sonra yani son 1 senedir, 2 senedir Google'ın çalışma sisteminde köklü değişiklikler oldu.

Mesela artık Google Keywords tagını zerre kadar umursamıyor. Hatta Google blog’ta yazılan yazılan bir yazıda “sizin bize verdiğiniz Anahtar kelimelerin, web sitenize uygun olup olmadığını biz sizden daha iyi anlıyoruz” gibi bir ibare kullanılmıştı. Yani demek istiyor ki, sen ne yaparsan yap ben senin sitenin ne ile alakalı olduğunu senden iyi biliyorum veya hangi insanlara yardımcı olabileceğini, ne atıldığında cevabının senin sitende olduğunu ben senden iyi biliyorum diyor ve haklı da.

Çok uzattık gelelim çalışma sistemine.. Google'ın en çok ama en çok önemsediği hatta bence tek önemsediği şey kullanıcı etkileşimi. Google neden var? Bir kullanıcıya aradığı şeyi doğru bir şekilde, en hızlı yoldan, en güvenilir bir şekilde sunmak için var. Siz bu amaca hizmet ediyorsanız SEO’nuz çok iyi demektir. Bu kadar basit, Gerçekten bu kadar basit. Bunda şaşılacak bir şey yok. Yani sen istediğin kadar backlink al, istediğin kadar tanıtım yazısı al, istediğin kadar title, description, keywords tagları ile uğraş.. İstediğin kadar sağa-sola, seo testlerine sok.. Bunların hiçbir önemi yok. Anlayın artık bunu.

Tek önemli şey kullanıcı etkileşimi. Bir örnekle bunu ele alalım. Mesela bu yazı, “Arama motoru optimizasyonu nasıl yapılır?” diye aratıldığında size gerçekten bir bilgi veriyorsa, kafanızdaki soru işaretlerini gideriyorsa, bir deyişle “Aradığımı buldum, kafamdaki boşlukları doldurdum.” Diyebiliyorsanız web sitesinin SEO’su mükemmel demektir. Tabii sadece bununla kullanıcı etkileşimini yükseltemezsiniz. Çünkü neden? Aranan bilgiyi kullanıcıya sunabilirsiniz ama bu sunma aşamasında size eşlik edebilecek yol ve süre de önemlidir. Çünkü kullanıcı etkileşimi sadece içerik değildir, en önemli faktör içeriktir ama sadece içerik değildir. İçeriği kullanıcıya teslim edene kadar geçen tüm süreçtir. Web sitesinin hızı, tasarımı ve güvenilirliği.

Madde madde sayacak olursak;

  1. Kaliteli ve amaca hizmet eden içerik
  2. Hız
  3. Tasarım
  4. Güvenilirlik

Maddeleri açıklayalım. 

1. Kaliteli ve amaca hizmet eden içerik

Kaliteli ve amaca hizmet eden içerik Eğer bu dört madde içerisinde olmazsa ne olur? Web sitenizi ziyaret eden bir kullanıcı aradığını bulamadığı zaman tekrar arama sayfasında dönecek ve diğer sayfaları da ziyaret edecektir ve bunu Google çok basit bir şekilde birçok kullanıcı da gözlemlediği zaman senin web sitenin içeriğinin hiçbir işe yaramadığını anlar ve kendini kullanıcılarına rezil etmez. Seni sıralamada düşürür.

2. Hız

Hız olmazsa ne olur? Hız olmazsa mobilden veya masaüstünden arama yapan bir kullanıcı web sitesinde aradığı sorunun cevabı olmasına rağmen güç erişim sağlar veya erişim sağlayamaz. Bu da ziyaretçinin bir saniye, iki saniye gibi bir sürede açılmayan bir sayfada sıkılıp arama sayfasına tekrar dönmesine sebep olur. Bu da size yine sıralamada düşüş yaşatır.

3. Tasarım 

Tasarım kötü olursa ne olur? Tasarım kötü olursa giren ziyaretçi web sayfası içerisinde kaybolur veya bunalır, aradığı içeriği bulmakta zorlanır. Hatta bunlara da gerek yok; karmaşık görünen bir web sayfası birçok kullanıcıyı direk arama sonuçları sayfasında tekrar yönlendirir. İnsanlar artık sabırsız ve yorgun.. Yavaş açılan bir web sayfasına veya her yerinde bir şeyler dönen bir Web sayfasına tahammül yok.

4. Güvenilirlik 

Web sayfası daha açılmadan kırmızı bir uyarı ile “Bu web sayfasının sertifikası geçersizdir.” gibi bir ibare ile karşılaşan kullanıcı “Bilgisayarıma virüs mü bulaşacak?” endişesi ile tekrar geri tuşuna basarak arama sayfasına dönmek isteyecektir.

Bu 4 Maddenin ortak bir özelliği var. Hepsi ama hepsi aradığını buldurmak amaçlı. Yani daha da sadeleştirecek olursak, arama sayfasına kullanıcıyı tekrar döndürmeme amacına hizmet ediyor. Web sitenizde ne yapın edin ama kullanıcıyı arama sayfasına tekrar döndürmeyin. Bu yolda yapılan her şey sizin web sitenize yapılan SEO’dur. 

Benim tecrübelerim sonucu 2018'in en güncel SEO taktiği budur. Bunların yanında, yazınıza veya web sitenize konu ile alakalı, yazdığınız içeriğe uyumlu ve sade bir başlık girerseniz başarı kaçınılmaz olacaktır. 

Peki Google neye göre sizi arama sonuçlarında gösteriyor ve ziyaretçilerin davranışlarını izliyor?

Bu sorunun cevabını şöyle verelim : Google tüm ziyaretçileri aynı zamanda test ziyaretçisi olarak kullanıyor. Yani siz de ben de Google'ın arama motoruna hizmet ediyoruz, ama farkında değiliz tabii. Google'da yaptığınız aramalar da çok ani düşüşler ve ani yükselişler görebilirsiniz. Birgün gördüğünüz sonucu yarın göremeyebilirsiniz. Hatta birkaç saat sonra da göremeyebilirsiniz. İşte bu sizin test kullanıcısı olduğunuzun ispatıdır.

Google her yeni sayfaya, her yeni içeriğe mutlaka ama mutlaka bir şans verir. Yeni bir web sayfasını açtınız, size hemen test kullanıcısı gönderiyor ve daha sonra bu kullanıcının davranışlarını izliyor.

Eğer gönderilen test kullanıcılarının davranışları gerçekten olumlu ise aradıklarını gerçekten buldular ise sayfanızdaki içeriği okudular ise veya videoyu izlediler ise veya müziği dinlediler ise veya herhangi bir iletişim formundan gerekli formu doldurup, bilgiler girdiler ise, diğer sayfalarınızı veya içeriklerinizi de ziyaret ettilerse (bu daha da uzatılabilir) kısacası amaçlarına ulaştılar ise (daha sonra arama sayfasında tekrar dönmeyip sekmeyi kapattılarsa) bilin ki başarı yolunda koşar adım ilerliyorsunuz.

Tam tersi, gelen bu test kullanıcıları web sayfanıza girdiği gibi tekrar arama sonuçlarına dönüyorsa bilin ki bu web sayfanızdan veya içeriğinizden kimse memnun değil ve Google kimsenin memnun olmadığı sonucu, zorla diğer aynı aramayı yapan kullanıcılarına sunmaz.

Başarı için öz eleştiri yapın. “Ben bu içeriğimle ilgili bir konu aradığım zaman kendim okusaydım gerçekten aradığım şeyi bulmuş sayar mıydım?” Eğer bu soruya dürüstçe evet diyebiliyorsanız, o web sayfanız veya o blog yazınız veya o içeriğiniz pişmiş, servise hazır demektir.

Tek cümle ile özeti :

SEO demek ziyaretçiyi kazanmak demektir.

İşte bu kadar değerli dostlar. 

Umarım faydalı bir yazı olmuştur.


Bugün bir iyilik yap, bu yazıyı arkadaşlarınla paylaş :

BU YAZIYI OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YORUMLAR

    Bu yazıya daha önce hiç yorum yapılmamış.
    İlk yorumu sen yap!

Yorum yap

Geçersiz bir mail adresi girdiniz. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun. *